10 Eylül 2026 Perşembe

Gülüşün Eski Bir Uygarlığın Kıyısına Çiçek Açıyor

Gülüşün
Eski bir uygarlığın kıyısına
Çiçek açıyor sevgilimm
Binlerce yıldır sulanmamış topraklar bereketleniyor

Bir tapınağın sütunlarında rüzgâr ılık esintisiyle
Adını fısıldıyor

Gülüşün var ya sevgilimm
Karanlık ve çorak uygarlıklara ışık oluyor

İşte o anlarda zaman biraz daha yavaşlıyor
İçimdeki yıkık kentler yeniden kuruluyor

Ve ben binlerce yıllık yalnızlığın ortasında
O gülüşüne rastlamak için geziyorum kentleri

Bir gün beni ararsan o yıkık taşların arasında
Bil ki gülüşünü ezberliyor aklımın sineması

Sen gülünce bütün geçmiş geleceğe çıkıyor
Nicedir o gelecek zamanlar sevgilimm ah o gelecek zamanlar
Eski bir uygarlığın deniz kıyısı kasabasında kavuşalım
Gülüşünü getir olur mu sevgilimm

10.09.2026


9 Eylül 2026 Çarşamba

Yaşamak Çıkageliyor

Her köşe başında
Seni görecekmişim gibi
Yavaşlıyor adımlarım

Yokluğun içimde tuhaf bir boşluğa dönüşüyor

Mor menekşeler koparıyorum
Birden bire
Yıldızlar kayıyor dağınık yalnızlığımdan

İnsan özlediğini aramaktan
Vazgeçmiyor sevgilimm

Sen yoksun diye şehirler yaşamayı kesmezler
Gelgelelim senin yokluğunun başladığı yerde
Bir yaşamamak geliyor kalbime yerleşiyor
Ne acı, değil mi sevgilimm?

Sonra adın geliyor aklıma
Hatırla, sen yaşamayı seviyordun sevgilimm
İşte o zaman bir yaşamak çıkageliyor konuyor
Kalbimin ritmi değişiyor
Seni yaşıyorum şehrin en ücra yerlerinde
Issız ve yağmurlu

09.09.2026

8 Eylül 2026 Salı

Eski Bir Roman Kahramanı



Bir ada hikâyesi miydi o?*

Eski bir roman kahramanı konuşuyordu o öyküde.
Ne diyordu:
"Yürüyorduk. Yirmiyi aşkın yıl önce geldiğim bu deniz kıyısı kasabasında."
"Karda. Kasabasında. Da... da... Kötü uyak. Sı...sı... Kasabası, kıyısı. Kakafoni. Deniz kıyısı kasabasının sokaklarında. İyice kötü. Hayır, daha güzel yazmalıyım."
Sonra yıllar öncesine gidiyor hayat:
Aşkla arkadaşlıklar.
Her Gece Bodrum’u açıp birkaç pasaj okuyorum. Bardakçı. Bana çok uzak bir kıyı kasabası.
Kent insanıyım.
Yapamam oralarda.
Ama biliyorum, romanlar insana olmayacak hayaller kurdurtuyor.
Cem.
Bir tatil kentinde çok acı çekiyor. **
Bodrum.
Kalbi, Bir Denizin Eteklerinde’de dayanamıyor bu ağır dünya koşullarına.
O hikâye değil miydi yıllar sonra bir roman karakterini yeniden canlandıran?!***
Nasıl işlemiş öyküde yazar bu içli sahneyi:
İçerde kilise korosundan bozma klasik müzik...
Bir kreşendo.
Cem,
canına kıyıyor.
Yıllar sonra bir cinnet romanında ifade edecek o sözleri romancı:****
"Ölümlü varlıklar dünyaya acı çekmeye gelirler."
*Eski Bir Fotoğrafa Doğru
**Her Gece Bodrum
***Bir Denizin Eteklerinde
****Mel'un: Bir Us Yarılması