5 Ocak 2026 Pazartesi

Spleen IV

Yazarın git gide kendini akıl almaz derecede abartılı gösterme telaşını anlamak mümkün değil. Ama sanıyorum sosyal medyada bu konuyu eleştirenler de var. Bana kalırsa, iyi edebiyat sosyal medyanın gölge ortamında tutunamasa da, tarihe damgasını mutlaka iyi kütüphanelerde saklanmasıyla vuracaktır. Ve nitelikli okur onu mutlaka bulacaktır. Kitabın yanında kahve olan abartılı fotoğraflara gerek yoktur. Gerçi “Ne zararı var, kitapların tanıtımı oluyor işte!” diyenler çıkacaktır. Olabilir. Bir zararı da olmayabilir. Aksine fayda da sağlayabilir. Gelgelelim kitap bir keşif değil midir? Bir gizemli yolculuğa benzemez mi okumak? Hele kitap bir roman olsun. Spoiler'ı bol paylaşımlar merak güdüsünü bozmaz mı? Merak halbuki sizden emek ister. Şimdilerde roman özetleri de revaçta. Bir kitaba emek vermeden her şeyi elde etmek bana göre değil. Okur, bir romanın ayrıntılarında kaybolmalı. Bir serüvendir ayrıca roman. Bu tür özetlerin bu serüvene ne tür bir katkısı olabilir ki?! Şunu kabul ederim: Bilgiyi nesilden nesile aktarmak geleneksel kütüphanenin işiydi, bugün alternatif kütüphanenin de işi. Fakat alternatif kütüphane her an hayatımızdan kaybolabilir. Bunun önüne geçmek zor. Malum, teknolojiye o kadar güvenmemek gerek. Dijital ve fiziki kitap eşzamanlı saklanmalı. 

Kağıdın hayatımızdan enikonu çıktığı şu dijital çağda bile fiziki kitabın saklanabiliyor olması bir uygarlık göstergesi değil midir?




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder