9 Ocak 2026 Cuma

Spleen VI

Pekala yazı nerede başlar, nerede biter? 

Bir işaret fişeğiyle başlar elbette ama nerede biter bir muamma. 

Yazı biter mi? Kuşkuluyum bu konuda. Yazının düşüncelere, duygulara, hayallere nasıl dayandığını tartışmak faydalı olabilir. Bir düşünce, bir duygu, bir hayalle başlayabilir bir yazı. Böyle devam edebilir. Bir harften kelimeye, kelimeden cümleye, cümleden paragrafa, paragraftan dolgun bir metne dönüşen yazı bir mucizedir sanki. Yazı, değiştirir. İnsan değişir. Okumadan önce ile okuduktan sonraki insan o insan değildir. Bir yazı bir insanın düşünce yapısını değiştirebilir ve o insan bu düşünce yapısıyla toplumu değiştirebilir. Şunu da ifade etmekte yarar var: Yazı harekete geçirir. Yazı kimi zaman özgürleştirici olduğu gibi, kimi zaman bağnazlaştırıcı da olabilir. Devrimler yazı ile bitebilir. Kemal Atatürk’ü ele alalım: Devrimi yazı ile (Nutuk) bitirmiştir. Ayrıca yazı okumakla kardeştir. Okumak eylemi olmasa yazının bir anlam ifade etmesi olanaksızdır. Yazı, yazanı değiştirir elbette; ama asıl okuyanı değiştirmelidir. Örnekse bir kitabı okumak çok başka sularda gezdirebilir okuru. Okudukça yazı seni geliştirir, olgunlaştırır. Yazı, senin yazını da değiştirir. Bir yazıya başlarkenki sen, bitirdiğinde aynı sen değildir.  Bunları ayırmak elzem gibidir. Fakat anlatmaya çalıştığım yazı dinamiktir. Her an kıpırdar içinde ve kalemine hoş kıpırtılar döküverir. Velhasıl insanlık tarihinin (tarih yazıyla başlar) en mühim konularından biridir yazı.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder